Başörtüsü karşıtlığının arkasından bakın kimler çıktı!

-
Haber7
Başörtüsü aykırılığıyla çocukların eğitim hakkını engelleyen zihniyet, ağzındaki baklayı çıkardı.
Kıbrıslı Türklerin reaksiyonunu çeken Avrupa gazetesi müellifi Aziz Şah, KKTC’yi “Türkiye’nin işgal bölgesi” olarak nitelendirdiği yazısında başörtüsü özgürlüğüne karşı çıktı.
“SEÇİMLER VE YERLEŞİMCİ SÖMÜRGECİLİĞİ”
Aziz Şah, “Kıbrıs’ın işgal bölgesinde her seçim devri, yerleşimci sömürgeciliği için bir planlama periyodudur. 2025 Ekim’inde de seçim var. Kelamda ‘KKTC Cumhurbaşkanı’nı seçecek Türkiyeli yerleşimciler…” sözlerinde bulundu.
“TÜRK İŞGAL REJİMİNİN SON DAYATMASI”
Türkiye’yi amaç alan Aziz Şah, başörtüsü problemini “Türk işgal rejiminin son dayatması” olarak nitelendirdi ve “Kıbrıslıların sorunu değildir ‘türban’. Türk yerleşimci sömürgeciliğinin bahsidir.” tabirini kullandı. Şah, KKTC idaresini eleştirerek, “Türk işgal rejimi bugüne kadar yaptırdığı onlarca sömürge yasası üzere ‘türban yasası’nı da halledebilirdi sessiz sedasız kimsenin ruhu duymadan.” diye yazdı.
“TÜRK ELÇİSİ SÖMÜRGE VALİSİDİR”
Aziz Şah, KKTC’nin idare biçimine dair savlarını sürdürerek, “Yarım asırdır Kıbrıs’ın işgal bölgesini Türkiye yönetir. Türk ordusunun iki generali ve ‘elçi’ dedikleri bir Sömürge Valisi yönetir burasını…” sözlerini kullandı.
__________________
MİLLİ İRADEYE HÜRMET PLATFORMU’NDAN SERT TEPKİ
Öte yandan KKTC’den başörtüsü zıtlığına yönelik sert reaksiyon gelmişti. KKTC Ulusal İradeye Saygı Platformu Genel Başkanı Talip Sancar, “90’ların Türkiye’sindeki ikna odalarına mı özendiniz?” demişti. Başörtüsü takan çocukların eğitim hakkını engelleme teşebbüslerinin kabul edilemez olduğunu söylemişti.
“BAŞINI ÖRTEN 2 KIZ ÇOCUĞU DEVLETİ Mİ YIKACAK!”
Sancar, “14 yaşındaki iki kız çocuğunun başını örtmesi devleti mi yıkacak!” kelamlarıyla yaşananları din ve inanç özgürlüğüne direkt bir müdahale olarak değerlendirmişti. 21. yüzyılda böylesi bir tartışmanın yaşanmasının utanç verici olduğunu belirten Sancar, şu sözleri kullanmıştı:
“Bu görünüm bize 90’ların Türkiye’sindeki ikna odalarını hatırlatıyor. Başörtüsü sorunu inanç hürriyeti kapsamında değerlendirilmelidir. Müslüman olmayan ülkelerde bile gösterilen müsamahanın, dini İslam olan bir ülkede çocuklarımıza gösterilmemesi kabul edilemez. Öğretmen sendikalarına soruyorum: Eğitimde çok mu başarılıyız, uzaya mı çıktık da başörtülü çocuklar mı size pürüz oldu? Yazık!”
Sancar, hükümetin anayasal eğitim hakkını ihlal ettiğini savunarak, hükümet ortaklarına seslenmişti:
“Bu zulmü çocuklara yapmaya kimsenin hakkı yok. Kimse inancı nedeniyle anayasanın verdiği eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Ulusal İradeye Hürmet Platformu olarak bu çabayı sonuna kadar vermeye kararlıyız!”